KOLOMBİYA
Hem Dünya Kupası geçmişi olarak hem de oyuncu yeteneği konusunda grubun en iyi takımı Kolombiya. Öncelikle gerçekten büyük bir tecrübesi olduğunu söylemeliyiz. Her ne kadar son 3 Dünya Kupası'na katılamasalar da ondan önce üst üste 3 turnuvaya katılması onların tecrübesini ortaya koyuyordu. Katıldığı turnuvalarda pek ileri gidip belli somut bir başarı elde edemeseler de mazileri çok iyi. Bu sene de Güney Amerika elemeleri grubunda Arjantin'in arkasında 2. olarak bu turnuvaya katılım hakkı elde ettiler.
Kaleciler: David Ospina (Nice), Faryd Mondragon (Deportivo Cali), Camilo Vargas (Santa Fe)
Savunma: Camilo Zuniga (Napoli), Pablo Armero (Napoli), Cristian Zapata (Milan), Mario Yepes (Atalanta), Carlos Valdes (Philadelphia Union), Santiago Arias (PSV Eindhoven), Eder Alvarez-Balanta (River Plate)
Orta saha: James Rodriguez (Monaco), Abel Aguilar (Toulouse), Carlos Sanchez (Elche), Fredy Guarin (Inter), Juan Fernando Quintero (Porto), Aldo Ramirez (Morelia), Alexander Mejia (Atletico Nacional), Victor Ibarbo (Cagliari), Juan Guillermo Cuadrado (Fiorentina)
Forvet: Jackson Martinez (Porto), Teofilo Gutierrez (River Plate), Carlos Bacca (Sevilla), Adrian Ramos (Borussia Dortmund).
Öncelikle Kolombiya'nın kadrosuna baktığımızda bu grubun en yetenekli isimlerine sahip. Mevkisel olarak forvette bol alternatifli bir kadro yapısının olması, orta sahada bulunan oyuncuların gerektiği zaman oyun içinde kendi yeteneklerini konuşturup oyunun seyrini bir anda pozitif anlamda değiştirmesi, savunma oyuncularının uyumu ve kalitesi, ve kalecilerinin tecrübeli ve Avrupa'nın yükselen değerde olması onların kadro anlamında çok sağlam olduğunu gösteriyor. Kolombiya'nın yaklaşan Dünya Kupası'nda iki tane büyük dezavantajı olduğunu düşünüyorum. Öncelikle takımın en iyi oyuncusu ve yıldızı konumunda bulunan Falcao'nun Dünya Kupası'nda yer alamayacak olması. İkinci dezavantaj ise kadroya çağrılan bu oyuncuların takım oyunu olgusundan uzak duracak olmaları. Neticede teker teker bakıldığı zaman yetenekli ve iyi futbolcular olsalar da birçoğunun birbirleriyle 10 defa bile oynamadığı bir gerçek. Bunun bir diğer adı da tecrübesizlik. Bu sorunu aşmalılar. Belki bu Dünya Kupası'nda bunun skıntısını fazlasıyla çekecekler ama olası bir 2018 Dünya Kupası için bu kurulan kadro omurgayı oluşturmalı diye düşünüyorum. Aksi takdirde tecrübesizlikten kaynaklanan sorunlar yüzünden bütün bir turnuva mahvolabilir ya da hiç o turnuvaya katılım hakkı elde edilemeyebilir.
Kolombiya'nın oyun sistemine gelecek olursak kalede tecrübeli Mondragon'un yerine Ospina'yı göreceğimizi düşünüyorum. Özellikle bu sezon Fransa'da gösterdiği performansla adından söz ettirmeyi başardı ve muhtemelen Dünya Kupası'ndan sonra transfer olacak. Stoperlerine gelecek olursak Perea - Zapata ve Yepes üçlüsünü görmekteyiz. Bü 3'lüden Perea ve Zapata'yı saha içinde göreceğimizi düşünüyorum. Ama yine de belli bir yaşa ulaşmış Yepes de alternatiflerden biri. Soavunmanın solunda Armero, sağında ise Zuniga olacağını düşünüyorum. İkisi de sıradan bir bek değil. Savunmanın yanında hücuma çıkma potansiyelleri de epey yüksek. Orta sahanın ortasında Guarin - Ramirez ikilisini görmek mümkün olacak. Sağ önde Cuadrado, sol önde ise James Rodriguez'i görmek mümkün olacak. İleri ikilide ise Falcao'nun sakatlığına bağlı olarak Bacca - Falcao (Teofilo)'yu görmek mümkün olacaktır. Teknik direktör Pekerman muhtemel olarak hazırlık maçlarında da turnuvada da böyle bir kadroyu sahaya sürecektir diye düşünüyorum.
Kolombiya bu iyi ve yetenekli kadrosuyla kağıt üzerinde iyi bir iş çıkartacak gibi görünüyor. Her ne kadar ilk aşama olarak gruptan çıkabileceklerini düşünüyorum. Ama yine de takımın bir türlü gerçek anlamda takım olamaması ve tecrübe eksikliği de Kolombiya'yı etkileyebilir. Bakalım Kolombiya Dünya Kupası'nda neler yapabilecek ?
JAPONYA
Japonya son yılların futbol anlamında gelişen ülkelerinden biri. Kısaca futbol ülkesi olmaya aday takımlardan biri. 1998'den beri tüm Dünya Kupalaları'na katılan ve tecrübe konusunda epey artısı olan bir takım görünümünde. 1998 haricinde bu turnuvaların hepsinde gruptan çıkmayı başaran ve belli bir ivme yakalayan Japonya, 2001'deki Konfederasyon Kupası'nda 2. olarak uluslararası arenada çok önemli bir başarı elde etmişti. Asya kıtasını temsilen bu grupta bulunan Japonya kolay denilebilecek bir serüvenin ardından Özbekistan, Kuzey Kore, Tacikistan, Avustralya, Irak, Umman ve Ürdün ile maçlar yaparak bu kupaya katılım hakkı elde etti.
Goalkeepers: Eiji Kawashima (Standard Liege), Shusaku Nishikawa (Urawa Reds), Shuichi Gonda (FC Tokyo).
Defenders: Masato Morishige (FC Tokyo), Yasuyuki Konno (Gamba Osaka), Yuto Nagatomo (Inter Milan), Maya Yoshida (Southampton), Masahiko Inoha (Jubilo Iwata), Atsuto Uchida (Schalke 04), Hiroki Sakai (Hannover 96), Gotoku Sakai (VfB Stuttgart).
Midfielders: Yasuhito Endo (Gamba Osaka), Keisuke Honda (AC Milan), Shinji Kagawa (Manchester United), Makoto Hasebe (FC Nuremberg), Hiroshi Kiyotake (FC Nuremberg), Hotaru Yamaguchi (Cerezo Osaka), Toshihiro Aoyama (Sanfrecce Hiroshima), Manabu Saito (Yokohama F. Marinos).
Forwards: Shinji Okazaki (Mainz), Yoichiro Kakitani (Cerezo Osaka), Yuya Osako (TSV Munich 1860), Yoshito Okubo (Kawasaki Frontale).
Japonya'nın açıklanan kadrosuna baktığımızda geçen sene oynadıkları Konfederasyon Kupası'ndaki kadrodan pek bir farkı olmadığını görüyoruz. Bildiğiniz gibi geçen sene bu turnuvada çok ilginç maçlar oynamıştı Japonya. Özellikle hücum karakterli ve korkmayan oyun yapısıyla herkesin takdirini kazanmışlardı. 2010'dan beri oynadıkları oyun onların sürekli kendilerini geliştirdiklerini gösteriyor. Saha içindeki oyun yapısına baktığımızda kalede Kawashima'nın yer almasını bekliyoruz. Zaten son yıllarda Japonya'nın kalesini sürekli Kawashima koruyor diyebiliriz. Savunmaya geldiğimizde ; savunmanın sağında Uchida, solunda ise Nagatomo görev alacak. İkisi de sadece savunmayla sınırlı kalmayıp gerektiği zaman ilerde de oynayabilen beklerden. Stoper ikilisinde ise Yoshida ve Konno'nun yer almasını bekliyorum. Orta alanın göbeğinde Endo - Hasebe yer alır. Önlerinde bir 3'lü ve onların da önünde tek forvet göreceğiz Japonya'da. Bu 3'lünün sağ tarafında Okazaki, solunda Kagawa ve ortasında yani 10 numara diye tabir ettiğimiz yerde ise Honda oynar düşüncesindeyim. En ileride santrafor olarak da Osako olacaktır diye düşünüyorum.
Japonya bu grupta gerek tecrübesi gerek son yıllarda oynadığı pozitif oyunuyla beraber favorilerden biri diye düşünüyorum. Teknik direktörleri Udinese, Inter, Lazio ve Milan gibi takımlarda çalışmış, ancak bu takımlarda geçirdiği toplam 9 yılda sadece 1 kupa kazanabilmiş bir isim Alberto Zaccheroni. Çok tecrübeli bir teknik adam ve Japonya'yı da iyi yerlere getirmek için elinden geleni yapıyor. Japonya'nın bu grupta Kolombiya ile beraber favori olduğunu düşünüyorum.
FİLDİŞİ SAHİLİ
Bağımsızlığını kazandığı 1960 yılından 2006 yılına kadar Dünya Kupası'na katılamayan Fildişi Sahili, bu turnuvayı sayarsak son 3 turnuvadır bu büyük organizasyona katılmayı başarıyor. 2006 ve 2010 turnuvalarında şansına hep ölüm gruplarına düştü. 2006 Dünya Kupası'nda Hollanda, Arjantin ve Sırbistan gibi takımlarla oynayan Fildişi Sahili, 2010'da ise bir diğer başka ölüm grubu olan Brezilya, Portekiz ve Kuzey Kore'nin bulunduğu grupta mücadele etti. Doğal olarak her iki turnuvada da gruptan çıkmayı başaramadılar. Bu sene de ölüm grubu olmasa da birbirine denk takımların mücadele edeceği bir grupta yer alıyorlar ve gruptan kesin çıkarlar veya çıkma ihtimalleri fazla gibi yorumlar yapamıyoruz. Gerçekten ülke olarak şanssızlar kura konusunda. Sadece Dünya Kupası değil, Afrika'nın en prestijli kupası durumunda bulunan Afrika Uluslar Kupası'nda da fazla bir başarı gösterememiş Fildişi Sahili kurulduğundan beri. Sadece 1992 yılında kazandıkları bir şampiyonluktan bahsedebiliriz. 2014 Dünya Kupası'na katılım hakkı elde ederken Fas, Gambiya ve Tanzanya gibi takımlarla grupta, Senegal ile play-off'ta mücadele ettiler ve sonunda bu turnuvaya katılma hakkı kazandılar.
Kaleciler : Boubacar Barry (Lokeren), Sylvain Gbohouo (Sewe San Pedro), Sayouba Mande (Stabaek), Badra Ali Sangare (ASEC Mimosas)
Defans : Serge Aurier (Toulouse), Benjamin Angoua (Valenciennes), Brica Dja Djedje (Marsilya), Jean Daniel Akpa (Toulouse), Didier Zokora (Boşta), Kolo Toure (Liverpool), Sol Bamba (Trabzonspor), Arthur Boka (Stutgart), Constant Djakpa (Eintracht Frankfurt), Ousmane Viera (Rizespor)
Orta Saha : Cheick Tiote (Newcastle), Serey Die (Basel), Ismael Diomande (Saint Etienne), Didier Ya Konan (Hannover), Yaya Toure (Manchester City), Max Gradel (Saint Etienne), Matthys Bolly (Fortuna Düsseldorf)
Forvet : Didier Drogba (Galatasaray), Wilfried Bony (Swensea), Gervinho (Roma), Salomon Kalou (Lille), Lacina Traore (Everton), Giovanni Sio (Basel), Seydou Doumbia (CSKA Moskova)
Defans : Serge Aurier (Toulouse), Benjamin Angoua (Valenciennes), Brica Dja Djedje (Marsilya), Jean Daniel Akpa (Toulouse), Didier Zokora (Boşta), Kolo Toure (Liverpool), Sol Bamba (Trabzonspor), Arthur Boka (Stutgart), Constant Djakpa (Eintracht Frankfurt), Ousmane Viera (Rizespor)
Orta Saha : Cheick Tiote (Newcastle), Serey Die (Basel), Ismael Diomande (Saint Etienne), Didier Ya Konan (Hannover), Yaya Toure (Manchester City), Max Gradel (Saint Etienne), Matthys Bolly (Fortuna Düsseldorf)
Forvet : Didier Drogba (Galatasaray), Wilfried Bony (Swensea), Gervinho (Roma), Salomon Kalou (Lille), Lacina Traore (Everton), Giovanni Sio (Basel), Seydou Doumbia (CSKA Moskova)
Kadroya bakıldığında ilk gözümüze çarpan Fildişi Sahili'nde uzun yıllar mücadele etmiş Galatasaray'da forma giyen Emmanuel Eboue'nin kadroya çağrılmaması olmuş. Onun dışında Fildişi Sahili'nin özellikle orta alan ve forvet mevkisinde alternatifinin bol olduğunu görmekteyiz. Savunma ve kale anlamında aynı şeyleri söylemek pek mümkün görünmüyor. Ama orta alanda Yaya Toure gibi, hücumda Drogba gibi isimlerin kadroya çağrılıp sahada olacak olması Fildişi'nin en büyük artısı diye düşünüyorum. Saha içindeki dizilime baktığımızda ise kalede Lokeren'li Barry'nin olacağını düşünüyorum. 2010'da da kalede olan Barry'nin o zamanki performansı pek beğenilmemişti. Savunmanın sağında kadroya giremeyen Eboue'nin yerine son zamanlarda yükselen formuyla göze çarpan Aurier'in oynayacağını düşünüyorum. Solda da hücumsal bek Boka oynayacaktır. Stoper ikilisinde ise Liverpool'lu Kolo Toure'nin yerini garanti olarak görüyoruz. Diğer stoperde ise Zokora veya Bamba'nın oynayacağını düşünüyorum. Gerçi her iki futbolcunun da Trabzonspor'da oynatılmadığını söylemekte fayda var. İsim olarak sağlam gibi görünseler de bu seneyi boş geçtilr diyebiliriz. Fildişi savunmanın böyle bir handikapı bulunuyor. Savunma 4'lüsünün ilerisinde 3'lü orta sahanın olacağını ve 3 isimden ikisinin biraz daha geride yan yana, diğer tek ismin de hücuma dönük oynayacağını ve top dağıtacağını düşünüyorum. Bu yan yana oynayacak iki ismin Serey Die ve Tiote, önde top dağıtıcı olarak da Yaya Toure'nin oynayacağını düşünüyorum. İleriye baktığımızda ise sol önde Kalou, sağ önde Gervinho ve ortada Drogba'nın oynayacağını düşünüyorum. Ki bu kadroya rağmen mecburen yedeklerde oturacak bir hücum hattı var ki en az 11'de oynayanlar kadar verim alınabilecek isimler. Max Gradel, Bony, Doumbia, Traore gibi isimler de biraz mecburiyetten dolayı yedek kulübesinde oturacaklar Brezilya'da. Teknik direktörleri Lamouchi yaklaşık 2 yıldır Fildişi Sahili'nin teknik direktörü ve kendi yerini sağlamlaştırmak ve adını duyurmak adına bu Dünya Kupası'nı fırsat olarak görüyor.
Uzun lafın kısası Fildişi Sahili bu grupta iyi bir derece elde etmek istiyorsa savunma ve kalesinde çok dikkatli olmalı. Hücum ve orta alan iyi olsa da gerideki alan da bir o kadar formsuz ve tecrübesiz isimlerden oluşuyor diyebiliriz. Bana kalırsa Fildişi 3. kez mücadele edeceği Dünya Kupaları'nda yine gruptan çıkamayabilir. Zira grubu diğerleri kadar zor olmasa da yine de zor. Bakalım Drogba'nın önderliğinde Filler, Brezilya'da neler yapacak ?
YUNANİSTAN
Yunanistan o mucizevi sene 2004'ten sonra yükselişe geçen bir takım olarak görünse de aslında Dünya Kupası geçmişleri vasatın da altında diyerek Yunanistan'ı konuşmaya başlıyorum. Şu ana kadar sadece 1994 ve 2010 Dünya Kupaları'na katılabilen Yunanistan, iki turnuvada da gruptan çıkamadı. Özellikle ilk defa katıldığı 1994 Dünya Kupası'nda 0 puan ve 0 golle elenmeleri Dünya Kupası rekorlarına tersten de olsa girmiş oldu. Ama başta da dediğimiz gibi 2004'te mucizevi ve destansı bir şekilde Avrupa Şampiyonu olmaları onları gelecek turnuvalarda daha da yüreklendirdi. Daha doğrusu sadece lafta bu yüreklenme meydana geldi. 2004'ten sonra olan turnuvalarda yine somut bir başarı elde edemeyen Yunanistan o yıldan itibaren hep katı savunmasını kullanıyor. 2014 Dünya Kupası'na ise Avrupa elemelerinde Slovakya, Bosna, Litvanya, Letonya ve Liechtenstein'in bulunduğu gruptan 2. olarak çıkıp, play-off'ta Romanya'yı eleyerek geldiler.
Kaleci: Orestis Karnezis (Granada), Panagiotis Glykos (PAOK), Stefanos Kapino (Panathinaikos)
Defans: Kostas Manolas, Giannis Maniatis, Jose Holebas (Olympiakos), Sokratis Papastathopoulos (Borussia Dortmund), Giorgios Tzavellas (PAOK), Loukas Vyntra (Levante), Vasilis Torosidis (Roma), Vangelis Moras (Verona)
Orta saha: Alexandros Tziolis (Kayserispor), Andreas Samaris (Olympiakos), Kostas Katsouranis (PAOK), Giorgos Karagounis (Fulham), Panagiotis Tachtsidis (Torino), Ioannis Fetfatzidis (Genoa), Lazaros Christodoulopoulos, Panagiotis Kone (Bologna)
Forvet: Dimitris Salpingidis (PAOK), Giorgios Samaras (Celtic), Kostas Mitroglou (Fulham), Theofanis Gekas (Konyaspor)
Defans: Kostas Manolas, Giannis Maniatis, Jose Holebas (Olympiakos), Sokratis Papastathopoulos (Borussia Dortmund), Giorgios Tzavellas (PAOK), Loukas Vyntra (Levante), Vasilis Torosidis (Roma), Vangelis Moras (Verona)
Orta saha: Alexandros Tziolis (Kayserispor), Andreas Samaris (Olympiakos), Kostas Katsouranis (PAOK), Giorgos Karagounis (Fulham), Panagiotis Tachtsidis (Torino), Ioannis Fetfatzidis (Genoa), Lazaros Christodoulopoulos, Panagiotis Kone (Bologna)
Forvet: Dimitris Salpingidis (PAOK), Giorgios Samaras (Celtic), Kostas Mitroglou (Fulham), Theofanis Gekas (Konyaspor)
Kadrosuna baktığımızda yaklaşık 4-5 yıldır olduğu gibi aynı kadroyu kullanıyorlar diyebiliriz. En azından takımın iskeleti aynı. 2012'de de bu kadroya benzer bir kadro ile mücadele etmişlerdi. Daha önce de söylediğim gibi 2004'ten sonra sıkıcı savunmayla futboluyla hafızalarımızda yer edinen bir takım oldu Yunanistan. Hatta bazen maçlarını izlediğimizde uyuya kaldığımız bile oluyordur. Öncelik olarak skoru koruma amacında olan Yunanistan, bu sistemle Portekiz'de düzenlenen EURO 2004'te başarı sağlamış olsalar bile gerisinin gelmesi artık modern futbol anlamında çok çok zor. Saha içine baktığımızda kalede Karnezis'in olacağını söyleyebiliriz. Yunanistan'ın belki de takım içinde en önemli yeri olan savunmaya geldiğimizde ise sol bekte Holebas, sağ bekte ise Torosidis'in olabileceğini düşünüyorum. Stoper ikilisine baktığımızda takımın en önemli isimlerinden biri olan Kyriakos Papadopoulos'un bu turnuvada olmayacağını hatırlatalım. Gerçekten Yunanistan için savunma anlamında büyük bir sıkıntı teşkil edebilir diye gözükse de onun yerine Dortmund'dan Papastathopoulos ve Olympiakos'tan Manolas'ın oynayacağını düşünüyorum. 4-4-2 sisteminde oynayacağını düşündüğüm Yunanistan'da orta ikili de yılların eskitemediği tecrübeli isimler Katsouranis ve Karagounis'in oynayacağını kanatlarda ise Kone ve Samaras'ın oynayacağını düşünüyorum. İleri ikilide ise Fulham'a gidip kariyerini adeta çöpe atan Mitroglou ve ülkemizde Konyaspor forması giyen Gekas'ın oynayacağını düşünüyorum. Teknik direktörleri Fernando Santos Portekiz futbolunun gerekliliklerinden biri olan hücum futbolunu pek uygulayamasa da artık Yunanistan futboluna alıştı. O yüzden teknik adam sorunu yaşayacaklarını düşünmüyorum.
Yunanistan'ın diğer takımlardan tek avantajı rakiplerine göre oyuncuların daha çok takım oyunu olgusunu bilmesi ve tecrübeleri. Mesela bir Kolombiya veya Japonya veya Fildişi Sahili'ne göre daha tecrübeliler kabul ama oynadıkları bu savunma futboluyla çok bir yerlere gelebileceklerini düşünmüyorum. Gruptan çıkmaları bile bu oyunla muamma olan bu takım bu turnuvada artık biraz da hücumu önemsemeli diye düşünüyorum ve diğer takımlara göre daha az şans veriyorum.
Sizlere C Grubu'nu bu şekilde değerlendirmeye çalıştım. Yine dediğim gibi turnuvanın ölüm grubu olmasa da en denk güçte takımların karşılaşacağı bir grup olacağını düşünüyorum. Kim çıkar, kim çıkamaz bilinmez ama çıkanı küçük detayların belirleyeceğini düşünüyorum.
Sizlere C Grubu'nu bu şekilde değerlendirmeye çalıştım. Yine dediğim gibi turnuvanın ölüm grubu olmasa da en denk güçte takımların karşılaşacağı bir grup olacağını düşünüyorum. Kim çıkar, kim çıkamaz bilinmez ama çıkanı küçük detayların belirleyeceğini düşünüyorum.












0 yorum:
Yorum Gönder