Probthemes.com

Katkılarıyla
Uefa Şampiyonlar Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uefa Şampiyonlar Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2014 Pazartesi

Şampiyonlar Ligine Doğru | Part 2

Şampiyonlar Ligi 2. tur ilk hafta maçları 18-19 Şubat tarihlerinde oynandı. Deplasman takımlarının kazandığı dört karşılaşmada da ev sahibi takımlar gol dahi bulamadı. Oynanılan dört karşılaşmanın sonuçları:

AC Milan 0 - 1 Atletico Madrid
Manchester City 0 - 2 Barcelona
Arsenal 0 - 2 Bayern Münih
Leverkusen 0 - 4 Paris Saint-Germain

şeklinde oldu. Ve bu yazımda da bu hafta içi(25-26 Şubat) oynanılacak dört karşılaşmayı ayrıntılarıyla ele alıp takımların son durumlarını sizlere anlatmaya çalışacağım.

Zenit St. - Dortmund


   Şampiyonlar Liginde Cska'nın elenmesiyle Rusya'nın tek temsilcisi durumuna gelen Zenit, aralık ayından beri resmi bir maç oynamadı. Oluşan boşlukta dört hazırlık karşılaşması oynadılar. Ligi devam eden ve her hafta ciddi maçlar oynayan Dortmund'a göre önemli bir handikap sayılabilir, konsantrasyon ve devamlılık açısından. Zenit kendi sahasında oldukça etkili bir takım. Bu sezon resmi maçlarda sadece bir kez mağlubiyet aldılar evlerinde oynadıkları maçlarda. Öte yandan Dortmund'a baktığımızda hiç beklemediğimiz bir tablo ortada. Deplasmanlarda, ev sahibi olduğu maçlardan daha iyi oynuyorlar. İlginç bir karşılaşma bizleri bekliyor.

Eksikler
Alexandr Ryazantsev (Statü)
Matt Hummels (Şüpheli)
Subotic (Sakat)
Jakup Blaszczykowski (Sakat)
İlkay Gündoğan (Sakat)
Bender (Sakat)

   Son birkaç sene içerisinde sükseli transferlere imza atan Zenit'in hedefi Avrupa'da kendini gösterebilmek, harcanan paranın karşılığını verebilmek. Rusya Ligi Avrupa'nın en fazla izlenen liglerinden biri değil. Milli takımdaki yeri henüz kesin olmayan Hulk, bu iki maçta kendini göstermek zorunda. Bunun yanı sıra Danny yine Portekiz milli takımında olmak için mücadelesini sürdürecek. Genel olarak milli takımlar seviyesinde oynamış oyunculardan kurulu bir takım Zenit. Buraya gelirken Atletico'nun bulunduğu grupta ikincilikle yetinmiş, seribaşı olmayan torbadan kuraya katılmışlardı. Geçtiğimiz yılın  finalisti Dortmund son 3 yıldır en kötü durumunda. Bu şansı değerlendirmek isteyecektir kurt hoca Spaletti.

Lewandowski yine Dortmund'un en büyük silahı

   Dortmund bir üst satırda bahsettiğim üzere üç yıllık yükselişinin ardından bu sezon büyük ölçüde sakatlıkların etkisiyle lige erken havlu attı, Şampiyonlar Liginde de son maçlarla gruptan çıkmayı başardı. Arsenal ve Napoli'nin bulunduğu grupta üç takım da 12'şer puan almıştı. İlkay'ın uzun süreli sakatlığı ve yine Reus'un sakatlığı onların şanssızlığı oldu. Aubameyang'ın harika performansına rağmen takım ayakta duramadı, ligde ki durumları da tehlikede. Petersburg deplasmanında oldukça zorlanacaktır Dortmund. Evinde oynayacağı maç için avantajlı bir skor arayacak Klopp'un öğrencileri.

   Rusya ile olan saat farkı dolayısıyla maç salı günü saat 19.00'da Petrovsky stadında oynanacak. William Collum'un yöneteceği maç Smartspor Hd'den canlı olarak yayınlanacak.

Olimpiakos - Manchester United


   Premier Lig'de büyük hayal kırıklığı yaşayan ve yaşatan son şampiyon Man. Utd. kaybettiği özgüvenini Devler Arenasında, Yunanistan'da arıyor. A grubunu namağlup olarak lider tamamlayan United kurada Yunan ekibi Olimpiakos'u çekmişti.

   İsimlere bakarak kime sorsak bu turun favorisi Manchester United'dir. Crystal Palace galibiyeti ardından Rooney'in sözleşmesini uzatan ManU'da moraller yerinde. Olimpiakos ise kendi liginde oldukça dominant bir performans gösteriyor. 'Bayernvari' bir performanslar 26 maçın 24 tanesini kazandılar. Devre arasında takımın yıldızı Mitroglou'yu Fulham'a gönderdiler, takımdaki deneyimli golcü Saviola son lig maçında sakatlandı büyük ihtimalle maçta forma giyemeyecek. Manchester United'de ise Mata, Nani, Jones ve Evans maçta forma giyemeyecekler.

Eksikler
Drimitris Siovas (Sakat)
Nani (Sakat)
Mata (Statü)
Johnny Evans (Sakat)

   Şampiyonlar Liginde ligdekinden apayrı bir futbol oynayan konuk ekip turun favorisi ama maçın favorisi olmadığı da açık. Ateşli taraftarı önünde oynayacak Olimpiakos bir sürpriz yapabilir. Ligde gösterdikleri performansı buraya yansıtmalarını beklemek hayalcilik olur ama her an her şeyi yapabilecek bir takım Olimpiakos. Takımın en tecrübeli oyuncularından olan Saviola'nın olmayışı onları hele ki böyle bir maçta derinden etkileyecektir.

Rooney ve Van Persie Man. Utd.'nin en önemli gol ayakları

   Manchester United tarafında tüm gözler artık Şampiyonlar Liginde. Sezon başından beri ligde gösterilen inişli çıkışlı performanslarıyla lige erken havlu attılar. Old Trafford'da sürekli maç kaybeden bir takım oldular. Ama ligdeki ve Avrupa'daki Manchester ile arasında dağlar kadar fark var. Gruplarda oynadıkları 6 maçta 4 galibiyet alıp hiç yenilgi almadılar. Olimpiakos deplasmanında işleri kolay değil. Ama Rooney ve RvP'ye güveniyorlar. Yanlış bir kişiye bel bağlamış durumda da değiller. Mutlak galibiyet için gideceklerdir elbet ama bana kalırsa beraberlik sonucu onların işine yarar.

   Atina'daki maçı İtalyan hakem Gianluca Rocchi yönetecek. Manchester United'e karşı galibiyeti bulunmayan Olimpiakos ilk galibiyetini taraftarı önünde almak isteyecek. Maç salı günü 21.45'te başlayacak.

Schalke 04 - Real Madrid


   Son zamanlarda ligde iyi bir performans gösteren Schalke ile dünyanın en formda iki takımından biri olan Real Madrid ile Veltins-Arena'da, çarşamba günü karşı karşıya geliyor. Kağıt üzerinde ağır favori olarak Real Madrid gözüküyor ama şu istatistiği görünce insan biraz şaşırıyor tabi: Real Madrid şu ana kadar Almanya deplasmanlarında sadece 1 galibiyet aldı. (Leverkusen 2000) 25 maç, 1 galibiyet, 6 beraberlik ve 18 yenilgi. (Real Madrid Türkiye) Bu şaşırtıcı istatistiğin ardından maç hakkındaki yorumlarımı sizlere aktarabilirim. 

Eksikler
Dennis Aogo (Sakat)
Jan Kirchhoff (Statü)
Marco Höger (Sakat)
Sami Khedira (Sakat)

   Lige verilen aranın ardından oynadığı 5 maçta 13 puan toplayan Schalke oldukça formda gözüküyor. Ev sahibi ekip ardarda kazandığı maçlarla beraber ligde ikinciliğe oynamaya başladı. Şampiyonlar Liginde ise hedef Real Madrid karşısında sürpriz yapmak. Kimine göre hiç ihtimali yok, kimine göre ise her Alman takımı Real Madrid'e zorluk yaşatabilir düşüncesi mevcut. Almanya deplasmanlarında alınan sonuçlar bazı Madridista'ları korkutmuş olabilir. Ama bu sefer geçtiğimiz senelerde oynanan Dortmund ve Bayern maçlarına göre oldukça hafif bir karşılaşma olacaktır Real Madrid için. Hem ikinci tur olması sebebiyle hemde rakibin Schalke olmasıyla.

   Schalke hızlı hücumlarla etkili olan bir ekip. Kanatları oldukça etkili Uchida ve Fuchs oldukça güçlü oyuncular var beklerde. Farfan, Draxler, Meyer ve Boateng gibi ofansif orta saha oyuncularına sahipler. Uç noktada da Huntelaar ve Adam Szalai forma şansı buluyor. Hildebrand bu sezon oldukça çok eleştiriliyor, gösterdiği kötü performanstan dolayı. Genel olarak bakıldığında diri ve genç bir takım görüntüsünde Schalke. Real Madrid'e karşı uygulayacakları taktik onların kaderini belirleyecek en önemli faktör. Topu ayağında mı tutmak isteyecek, yoksa geride bekleyip etkili oyuncularıyla gol bulmaya mı çalışacak? Benim aklımdaki temel soru bu Schalke hakkında. Ancak ne olursa olsun karşısındaki Dünya devi Real Madrid'e karşı her iki maçta da şansının düşük olduğunu düşünüyorum. Maçı kazanmak veya turu geçmek için ufak çaplı bir mucizeye ihtiyaçları var.

Schalke'nin genç yıldızı Draxler

   Konuk Real Madrid, son zamanların en formda takımlarından biri Bayern ile birlikte. 2014 yılında henüz maç kaybetmediler, sadece bir beraberlikleri var. (Bilbao deplasmanında 1-1) Ligde Ronaldo'suz geçen üç haftayı kayıpsız atlattılar ve rakiplerinin puan kaybıyla zirveye yerleştiler. Her yıl olduğu gibi Real Madrid taraftarları şampiyonluk istiyor Avrupa'nın bir numaralı kupasında. Hele ki geçtiğimiz yıl kupasız geçince bu arzuları katlandı. Onlar için çok rahat bir maç olmayacağı kesin. Ronaldo'nun dönüşü, takımın oldukça formda bir görüntü çizmesi ve Casillas'ın kalede verdiği güven onları rahatlatmaya yeter. Yine de tedbiri hiçbir zaman elden bırakmayan Ancelotti bu maça da her maç gibi asılacaktır. Maçın hakimiyetini Real Madrid eline alır diye düşünüyorum. Alonso'nun varlığında ve Modric'in istikrarlı bir şekilde harika oynaması onlara bu güveni verecektir bu maçta. Man. City'nin olduğu bir torbadan Schalke'yi çekmek onlar için büyük bir şans denilebilir. Bu maçtan alınacak beraberlik onları mutlu etmeyecektir. Real Madrid'in her zaman tek bir hedefi vardır, kazanmak!

   Maç çarşamba günü Veltins-Arena'da oynanacak, maçı İngiltere Futbol Federasyonundan Howard Webb yönetecek.

Galatasaray - Chelsea


   Juventus'la oynadığı 'final' maçının ardından, Real Madrid'in arkasından grupta ikinci sırayı alan temsilcimiz Galatasaray, bu sefer "Jose'nin Chelsea"si ile karşılaşıyor. Geçtiğimiz yıl yine Mourinho yönetimindeki Real Madrid ile çeyrek finalde karşılaşan Galatasaray'ın yolu 'Special One' ile tekrar kesişti. Tabi bunun yanında Chelsea-Drogba karşılaşması da çok konuşuldu, konuşuluyor. Kuralardan itibaren sürekli haberleri ve açıklamaları yapılan bu karşılaşma da iki "eski sevgiliyi" ilk kez buluşacak. Çarşamba günü oynanacak karşılaşmayı İspanyol hakem Carlos Velasco Caballo yönetecek ve temsilcimiz, Chelsea'yi Türk Telekom Arena'da ağırlayacak. Maç 21.45'te başlayacak, maçı smartspor'dan canlı olarak izleyebilirsiniz.

Eksikler
Aydın Yılmaz (Sakat)
Veysel (Statü)
Salih Dursun (Statü)
Umut Gündoğan (Statü)
Eray İşcan (Sakat)
Koray Günter (Statü)
Ontivero (Statü)
Matic (Statü)
Salah (Statü)
Marco van Ginkel (Sakat)

  Önce konuk takımdan başlayalım. Kuralar çekildiğinde Galatasaray taraftarları durumdan oldukça memnun ve sevinçliydi. Ancak ne var ki o zaman istikrarsız bir süreç geçiren Chelsea hali hazırda Premier Lig'de lider ve son mağlubiyetini geçtiğimiz hafta Man. City deplasmanında almıştı. Ondan bir önceki yenilgisi ise 17 Aralıkta Sunderland deplasmanındaydı. 17 Aralıktan bu yana oynadığı 14 maçta 10 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Oynadığı bu maçlarda kalesinde sadece 5 gol gördü. Sağlam defansıyla dikkat çeken Chelsea'nin gol yükünü orta sahalar ve defans oyuncuları çekiyor. Eto'o'nun zaman zaman yaptığı patlamalar haricinde Torres ve Ba'dan yeterli verimi alamamakta Mourinho. Tabi ki en etkili silahları genç yetenek Eden Hazard olacak. Hızı ve tekniğiyle Galatasaray ve muhtemelen Eboue'nin başını çok ağrıtacaktır. Kontratağa uygun oyuncuları bulunan konuk takım, bu maçta geride bekleyip hızlı hücumlarla gol arayacak gibi görünüyor, sık sık yaptıkları gibi.

Drobga eski takımına karşı ilk kez oynayacak.

   Ev sahibi Galatasaray'da derbi sonrası büyük bir moral var. Tüm camia ve futbolcular bu maçı bekliyor, özellikle Sneijder ve Drogba. Sneijder bir süredir uzak kaldığı milli formasına Dünya Kupasında kavuşmak için öncelikle Şampiyonlar Ligini önemsiyor ve bunu sahada görebiliyoruz, aynısı Drogba için de geçerli. Drogba'nın Dünya Kupasıyla ilgili bir kaygısı yok ama onun için duygusal bir maç olacak ve yine kendini göstermek isteyecek tüm futbol hayranlarına. Onun dışında takıma genel olarak baktığımız zaman, Beşiktaş maçında iyi bir performans sergiledikleri söylenemez. Vasat bir oyun ve penaltı golüyle maçı kazandılar ama akıllarının bu maçta olduğu pek açıktı. Galatasaray, ligde Fenerbahçe derbisinin ardından hiç yenilgi almadı, aradaki tek yenilgisini kupada Elazığspor'a karşı aldı. Mancini ilk geldiğinde fazla gol yiyen bir takım görüntüsünde olan Cimbom'da takım artık oturmuş görünüyor. Kalede Muslera her zamankinden daha fazla güven veriyor. Selçuk'un Beşiktaş maçındaki performansı hiç iç açıcı gözükmüyor bu maçta çok daha iyi oynamalı. Takım savunmasının oturması Chelsea'yi gol yollarında bir hayli zorlayacak ve ilerdeki Drogba tehditi her zaman önemli bir silah.

   Turu geçmek için Aslan'ın bu maçta erken bir gol bulması şart. Çeyrek finaldeki Real Madrid maçını hatırlayalım, o maçta 30 dakikalık inanılmaz baskıdan sonra golü kalesinde görmüştü Galatasaray, her ne kadar maç 3-2 bitse de erken bir gol senaryoyu değiştirebilirdi. Diğer tarafta Mourinho'nun da buraya Galibiyet için geleceğini düşünüyorum. Deplasman golünün de avantaj olacağı bir maçta gollü bir beraberlik de onu mutlu edebilir. Ama geçtiğimiz sezon Real Madrid başındayken yaptığı hataya tekrar düşer mi, düşmez mi bilinmez. Kesin olan bir şey var ki o da Türk Telekom Arena'nın harika bir Şampiyonlar Ligi maçına ev sahipliği yapacağı.

Twitter        
@mumuderler   

15 Şubat 2014 Cumartesi

Şampiyonlar Ligine Doğru (Son 16) | Part 1


    Gruplarda oynanan son maçların üzerinden yaklaşık iki ay geçti. Bu süre zarfından, ikinci tur eşleşmeleri kuralar sonucunda belli oldu. Geçtiğimiz sezonun şampiyonu Bayern Münih geçen sezon olduğu gibi, ikinci turda Arsenal ile eşleşti. Temsilcimiz Galatasaray, Mourinho'nun Chelsea'si ile eşleşti. Artık son 16'ya girilirken takımların son durumlarını ve eşleşmeleri mercek altına alacağız.

   Bayer Leverkusen - Paris Saint-Germain


   Bildiğiniz gibi Almanya Bundesliga'da son iki yıldır hakimiyet Bayern'in elinde. Sakatlıklar yüzünden İlkay ve Piszczek gibi oyuncularını uzun süre oynatamayan Dortmund'un performansı oldukça düşük bu sezon. Bu fırsattan yararlanmak isteyen Leverkusen ligde hali hazırda ikinci sırada. Almanya Kupası çeyrek finalinde Kaiserslautern'e kaybedip elendiler. PSG tarafında ise moraller yüksek. Monaco'yla arasındaki farkı 5 puanda tutuyorlar ligde. Şampiyonluk yolunda avantajlı durumda. Geçtiğimiz sezon Messi'ye boyun eğen PSG bu sefer yatırımlarının karşılığını Avrupa'da almak istiyor. Leverkusen ise Barça faciasının ardından bu sefer çeyrek finali görmek istiyor. Kariyerinde Şampiyonlar Ligi kazanmayan İbrahimoviç de bu yoldan finale gidebileceklerine inanıyor.

Eksikler
Emre Can (Cezalı)
Stefan Reinartz (Sakat)
Robbie Kruse (Sakat)
Edinson Cavani (Sakat)
Christophe Jallet (Sakat)

   Paris Saint-Germain maçın ve turun favorisi. Leverkusen'in bu turdaki şansının yükselebilmesi için evindeki maçı mutlaka kazanması gerekiyor.

   Leverkusen evinde iyi bir performans sergiliyor ancak gol sıkıntısı var. PSG de aynı şekilde deplasmanlarda zaman zaman gol sıkıntısı yaşayabiliyor. Leverkusen'in önünde zorlu Schalke maçı var, öte yandan PSG evinde Valenciennes'i 3-0'lık skorla mağlup etmeyi başardı.

   Kilit oyuncular


Stefan Kiessling



   Bu sezon attığı 14 golle takımının en golcü oyuncusu durumunda. 24 yaş ortalamasına sahip olan takımda 30 yaşıyla en tecrübeli isimlerden biri. Arkadaşlarına yapacağı top servisleri ve ilerde yapacağı presle takımına öncü olacak. Leverkusen'in PSG'ye karşı en etkili kozu tabii ki o olacak.


Zlatan İbrahimoviç



   Zlatan İbrahimoviç her zaman olduğu gibi spektekülar goller atmaya devam ediyor. Ancak PSG son zamanlarda deplasmanlarda gol yollarında etkisiz. Cavani'nin yokluğunda gol yükünü o çekiyor genel olarak. Gittiği her takımda şampiyonluklar kazanan İbra, eksik madalyasını tamamlamak istiyor. Bu yolda takımının da ona çok fazla ihtiyacı var.

  Tahmin

   Fransa'ya avantajlı bir skorla dönmek isteyen PSG'nin deplasmanda oyuna hükmedebileceğini düşünmüyorum. Genelinde orta saha mücadelesi şeklinde geçeceğini düşündüğüm karşılaşmada çok gol sesi çıkmaz.

   Manchester City - Barcelona


   Oynanacak 8 karşılaşmanın içinde en çok merakla bekleneni tabii ki bu maç. İçerde-dışarda tüm rakiplerine gol yağdıran City'nin karşısında en az onlar kadar gol atan Barcelona var. Özellikle evinde rakiplerine çok büyük üstünlük kuruyor iki takımda, her ne kadar ikisi de son maçlarında evlerinde mağlup olsalar da. Golcü kimliğiyle öne çıkan iki takım arasında eşleşme büyük heyecana sahne olacak.

Eksikler

Sergio Kun Agüero (Sakat)
James Milner (Cezalı)
Fernandinho (Sakat)
Jonathan dos Santos (Sakat)

   Gruplarda Pellegrini matematiğinin kurbanı oldu, son maçta eline geçen liderlik şansını değerlendiremedi. Bayern'e atacağı bir gol ikinci tur rakibini değiştirebilirdi. Agüero, Negredo ve Yaya Toure'nin istikrarlı futbollarıyla gruplarda zorlanmadılar. Diğer tarafta H grubundan çıkmayı kuralar çekilirken garantileyen Barcelona 13 puanla gruptan lider çıktı. Deplasmandaki performansları çok içici değildi, Milan'a karşı beraberlik ve Amsterdam deplasmanındaki mağlubiyet onların puan kayıpları oldu.

   City son bir haftadır geçtiğimiz 2-3 haftaya göre büyük bir düşüş yaşadı. Bundaki asıl etken Mourinho ve sakatlanan Agüero tabii ki. Oynadıkları son iki maçta gol atamadılar üstelik biri, ilk maçta 7-0 yendikleri Norwich City'ye karşı. Pellegrini yaptığı açıklamada, Fernandinho ve Agüero'nun Chelsea(FA Cup) ve Barcelona maçlarında oynayamayacağını açıkladı. Agüero'nun eksikliği çok büyük bir dezavantaj oluşturuyor, Barça savunmasını darmadağın edebileceğini hepimiz biliyoruz. İlk maçta Etihad'a konuk olacak Barcelona ise oynadığı son üç maçında  2012 yılından esintiler sunan muazzam futbolunu uzun zaman sonra sahaya yansıttı. Tabi Messi'nin dönüşü de buna büyük katkı sağladı. Xavi ve Daniel Alves de son maçlarda mükemmel oynadılar. İki takım içinde bu sezonun en zorlu maçı olacağı kesin salı günü oynanacak karşılaşmanın.

   Kilit oyuncular


Yaya Toure





   Agüero'nun yokluğunda hücumda takımına liderlik yapacak. Barça'ya karşı orta sahayı ele geçirmek bir o kadar zor ve önemli. Asıl görevi bunu sağlayabilmek. Görevini ne derece iyi yapacağı takımının kaderini belirleyebilir.


Lionel Messi





   Messi sakatlık dönüşünde muhteşem performanslar sergilemeye devam ediyor. Real Sociedad'a attığı gol biraz şansının yardımıyla başladı, inanılmaz bir son vuruşla iyi bitirdi. Gruplarda attığı 6 golle Ronaldo'nun 3 gol arkasında. Messi'nin böyle bir rekabetçi kişiliği yok ama yine de gol krallığında da yükselmek isteyecektir bu maçla birlikte.

   Tahmin

   Bol gollü bir karşılaşma olacağını tahmin ediyorum, taraf bakımından da bu sezon evinde muhteşem işler yapan City'nin bu maçta taraftarıyla birlikte, galibiyete yakın taraf olduğunu söyleyebilirim her ne kadar Agüero oynamasa da.

   Arsenal - Bayern Münih


   Arsenal ve Bayern Münih tıpkı geçtiğimiz sezon Bayern şampiyon olurken ki gibi son 16'da eşleştiler. Son bir yıllık süre zarfına baktığımızda Bayern'in turun ağır favorisi olduğunu söylemek mümkün. Ama ilginç bir istatistik var, önceki sene Emirates'ten 3-1 galip ayrılan Bayern ikinci maç bir hayli zorlanmış, deplasman golü kuralı sayesinde turlamıştı. Bu sezon Dortmund'a evinde puan kaybeden Arsenal rakibini deplasmanda 1-0'la geçti ve yine Manchester City gruplarda evinde Bayern'e 3-1 mağlup olmasına rağmen deplasmanda mükemmel bir geri dönüşle galip ayrılmışlardı. Yani İngiliz takımları Almanlara karşı hiç pes etmiyor verdiğim örneklerde bunun son bir yıl içindeki kanıtları. Aralarındaki iki maçta büyük çekişmeye sahne olacak.

Eksikler
Mikel Arteta (Cezalı)
Theo Walcott (Sakat)
Abou Diaby (Sakat)
Thomas Vermaelen (Sakat)
Kim Kallström (Sakat)
Aaron Ramsey (Sakat)
Franck Ribery (Sakat)
Holger Badstuber (Sakat)

   Arsenal'de aynı Manchester City gibi son bir haftayı çok kötü geçirdi. Liverpool karşısında alınan hezimet ve sonrasında liderlik şansı olduğu haftada Manchester United'yla berabere kalarak oldukça demoralize duruma geldiler. Sakatlıklar Wenger'in canını oldukça sıkmış durumda. Bayern Münih ise her hafta yeni rekorlar kırarak 3 kulvarda da yoluna devam ediyor. Hafta içinde oynanan kupa karşılaşmasında Mandzukic'in hat-trick'iyle Hamburg kalesin toplam 5 gol gönderdiler.

   Wenger sakatlıklar dolayısıyla kadro derinliği açısından büyük sorunlar yaşıyor, bu onun tercihlerini oldukça sınırlamış durumda. Diğer tarafta Guardiola'nın elinde iki düzine dünya klasında oyuncusu var neredeyse. Form durumları ve kadrolara bakıldığında bu maçın favorisi Bayern Münih. Geçen sene güle oynaya Emirates'ten 3-1 galip ayrılan Bayern Münih gerçekten bir Alman Panzeri'ne dönüştü iki yıldır. Mesut'un düşük performansıyla ev sahibinin şansı bu sefer çok daha az.

   Kilit oyuncular

   Mesut Özil

   Mesut Özil son maçlarda çok büyük bir düşüş yaşadı. Zaten sakatlıklardan dolayı dar bir kadrosu bulanan Arsenal'in en büyük kozu onun performansı. Takıma hücumda liderlik edecek isim tabii ki Mesut olacaktır yine. Ama Bayern gibi güçlü bir rakibe karşı kullanacağı her topun ayrı önemi var.

   Arjen Robben


   Ribery'nin yokluğunda takımın en büyük yıldızı o. Şampiyonlar Ligi finalindeki performans hala hafızalarımızda. Müller ve Mandzukic'le beraber takımın en büyük gol ayaklarından biri. Onun göstereceği istek ve arzu takımını ateşleyecektir.

  Tahmin

   City deplasmanında aldıkları rahat galibiyetin ardından İngiltere'den yine tur için avantajlı bir skor bularak dönecektir Bayern. Tahminim karşılaşmanın 2-3 golle sonuçlanması yönünde.

   AC Milan - Atletico Madrid


   Tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşayan Milan felaket bir sezon geçiriyor. Atletico Madrid ise son 20 yıldaki en iyi kadrosunu kurmuş, her kulvarda bomba gibi ilerliyor. Ancak geçtiğimiz hafta onlar için facia oldu. Real Madrid'e karşı kaybedilen iki maç ve Almeria deplasmanındaki 2-0'lık mağlubiyet. 3 maçta 7 golü kalesinde gören Atletico bir gol dahi atamadı rakip kalelere. Milan ise sezon başından beri istikrarsız bir performans sergiliyor, henüz üç maç üst üste galibiyetleri yok. Seedorf geldikten sonra bir silkinen Milan'ın oyun planı Balotelli üzerine kurulu. Son 3 aydır formsuz, isteksiz ve bencil olan Balo, takıma negatif bir etki yayıyor.

Eksikler
Robinho (Sakat)
El Sharaawy (Sakat)
Riccardo Montolivo (Cezalı)
Keisuke Honda (Kural)
Sulley Muntari (Cezalı)
Javier Manquillo (Sakat)
Felipe Luis (Sakat)
Tiago (Sakat)

   Milan 2006-07 yılında bir numaralı kupanın sahibi olurken sezonu 6. tamamlamıştı. Ama bu sefer çok daha kötüler o zamana göre. Gruplardan hakemler yardımıyla çıktıklarını söylemek yanlış olmaz. Tabi Milan'ın yine de Şampiyonlar Liginde yabana atılacak bir tarafı yok. Geçtiğimiz sezon rehavete kapılan Barcelona San Siro'dan 2-0 mağlubiyetle ayrıldı. İyileşen Kaka bu maça saklanıyor, Robinho maça yetişemeyecek. Geçtiğimiz sezonun UEFA Avrupa Kupası sahibi Atletico tarafında sakatlıkların durumu belli değil. Felipe Luis ilk maçı kaçıracak ve David Villa kadroda olacak.

   İki takım da oynayacakları lig maçlarına moral bulmak için sahaya çıkacak. Gelecek sene muhtemelen Avrupa'da olamayacak, bu yüzden bu maça tüm camia odaklanmış durumda. Lig maçlarında stadı, neredeyse yarıdan az dolduran Milan taraftarlarının bu maçta en az 40.000'lik bir katılım yapacağı açıklandı taraftar grupları tarafından. Atletico'da ligdeki büyük yükselişini Devler Arenasına yansıtmak istiyor. Farklı durumlarda olan iki takımın mücadelesine sahne olacak San Siro.

   Kilit oyuncular


Kaka

   Kaka son dönemde düşen performansına rağmen takımın en önemli oyuncusu durumunda. Özellikle Şampiyonlar Liginde oynadığı maçlarda gerçekten iyi performanslar sergiledi. İtalyanların hırçın oyuncusu Balotelli'nin ise ne zaman ne yapacağını kimse tahmin edemiyor, 85 dakika sahada gezinen Balotelli bir anda çıkıp jeneriklik bir gol atabiliyor. Ama maç içindeki sürekliliği çok düşük. Bu yüzden takımı organize etme göreve Kaka'ya düşüyor. Bologna karşısında hafif sakatlık geçiren Kaka'nın durumu maç gününde netleşecek.

Diego Costa

   Diego Costa'nın oyun stilinde sürekli olarak rakip savunmayla uğraşmak ve yıpratmak var. Milan'ın zayıf savunmasına karşı bu özelliklerini oldukça ön plana çıkaracaktır. Atletico takım olarak çok kompakt oynayan bir ekip. Ama bitirici iş tamamen onun üzerinde diyebiliriz. Villa'nın sahada olması henüz kesin değil. Muhtemelen 4-5-1 dizilişiyle oynayacak takımın ilerdeki gol ayağı olacak. Deplasmandan elde edilecek avantajı onun sayesinde sağlayabilir Atletico.

  Tahmin

   Şampiyonlar liginde evinde oynadığı 3 maçta sadece 1 gol yiyen Milan'ın, deplasmanlarda gol bulmakta zorlanan Atletico'ya karşı kolay kolay gol yiyeceğini zannetmiyorum. Milan ise bu sezon bir maçta 3 değil 2 gol bile bulmakta zorlanıyor. Bu iki takımın mücadelesinde fazla gol çıkmaz, ben 2,5 gol altı diyorum.

Muhammed Emir Uysal
Twitter / @mumuderler