Altı üstü bir meşin yuvarlağı içeri sokmayı beceremeyen , genelde güzel insanları eleştirmek için kullanılan yegane söz. Ama burada hedefim o golü bir türlü atamayan iş bilmez yöneticiler olacak. Genelde güzel insan olmayanlar.
Beşiktaş yönetimi bu konuda bize son 1 ayda üniversitede tez konusu olacak kadar bol örneği sundu malesef. Kim var transfer komitesinin başında? Deniz Atalay. Deniz Atalay şimdiye kadar medyaya canlı yayında verdiği cevaplarda en ufak bir pratik zeka ışığı verdi mi? Tartışmasız hayır. Tabi ki buradan bel altı girmeyeceğim ama böyle iş olmaz.
Transfer süreci nasıl işler , nasıl işlemeli? Sandığımız kadar kolay değildir. Yapılan yorumların da çoğu haksızdır. Hele ki Brezilya menşeili transfer yapmak samanalıkta iğne aramak gibidir. Sadece kulüp ve menajerle anlaşmak yetmez. Oyuncunun yarısı fonların elindedir. Anasını , dıdısını , yakın arkadaşını bile ikna etmeniz gerekir. O yüzden büyük takımların çoğu bu pazardan uzak durur. Evet ülke olarak bizim gibi bir yapısı var Brezilya'nın.
Ama bize dönecek olursak , bizdeki beceriksziliğin yukarıda yazdıklarımla ilgisi taş çatlasın yüzde 25'tir. Transfer yaparken izleyeceğiniz yol ilk etapta ultimatomdan geçer. Oyuncunun kulübü ve menajerinden yüzde 100 gizlilik istersiniz. Yani medyaya düştüğü anda bu transferden vazgeçeceğinizi belirtirsiniz. Bu yüzden aynı anda aynı mevkide birkaç oyuncu ile temas halinde olmanız gerekir. Olası sıkıntıda en az ilk hedef kadar iyi bir ikinci hedef olmalıdır. Çünkü çoğu menajer transferi medyaya sipariş edip taraftarın beklentisini artırır. Devamında alıcı kulübü köşeye sıkıştırır. Çünkü taraftar artık transfere bitti gözüyle bakmaktadır. Alınamaması durumunda oluşacak bir kaos vardır. Ronaldinho olayında bırakın gizlilik istemeyi reklamı yapan taraf bizdik. Malesef yönetim bu konuda ne kadar iş bilmez olduğunu gösterdi. Ancak tek hata buydu başka suçlanacak bir yanı yoktu.
Yalnız Lodeiro olayı an itibariyle bardağı taşırmıştır. Oyuncunun bilinirliği yüksek değil. Futbolu iyi takip etmeyen çoğu kişi adını ilk kez duymuştur. Kaliteli oyuncudur. Ama transferi zor bir oyuncu asla değildir. Yapılan tamamiyle beceriksizliktir. Bitmemiş transfer KAP'a bildirilmiş ve kaos olmuştur. Bu dakikadan sonra transfer bitse de yönetimin transfer komitesinin ne kadar kötü olduğu gerçeği değişmeyecektir.
Tabi ki özeleştiriyi de unutmamak gerekir. Bizim kadar kolay gaza gelen ülke insanı da futbol taraftarı da yoktur. Medyaya düşen her haberde aşırı beklentiye girip yönetime baskı yapmak iyi bir yönetim olsa dahi taraftarın eksilkiği olmaya devam edecektir.. Taraftarın sonuçlanmayan transfer sonucu tabiri caizse istifa diye kusması da taraftarın da en az yönetim kadar amatör olduğunu gösteriyor.
Sözün özü ; yönetin kendi içinde revizyon yapmalı ya da transfer komitesi için Altınsay'ı tekrar zorlamalı olmuyorsa bir profesyonel ile anlaşmalıdır. Tabi burada da şu soru doğacaktır. Yönetici neden vardır? İlgili olduğu bölümü yönetmek için. Onun yerine profesyonel alınacaksa o adamın yönetimde olması nasıl bir komedidir? Zaten yönetimi seçerken başkanın her pozisyon için en iyi yapacağını düşündüğü isimleri seçmelidir. Ama ülkemizde malesef yöneticilik kavramı profesyonellerin iş alanı yerine , kodamanların reklamını yaptığı sahne olarak kullanılmaya devam etmektedir.
0 yorum:
Yorum Gönder