Probthemes.com

Katkılarıyla
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2014 Cuma

YAPILANA - MAMA SÜRECİ

Başlamak bitirmenin yarısıdır. Evet son derece motive edici bir söz. Ancak başladığınız iş doğru değilse bitirmenin değil bitmenin yarısı olur başlamak. Ardından taraftarın ''başlarım böyle işe'' diye başladığı bir bitirilme süreci başlar. Sonunda neler olabileceğini hepimiz biliyoruz.

Çok değil 1 ay öncesine geri dönelim. Hali hazırda stoper , ofansif ortasaha ve sağ bek ihtiyaçları fazlasıyla gün yüzüne çıkmış Beşiktaş futbol takımı , yaz sürecinde Serdar Kurtuluş , Sezer Öztürk ve Pedro Franco'yu almıştı oysa ki. İroni ya da adına siz ne derseniz diyin. Ben buna eğri bakan doğru göremez diyorum.

Aldığınız oyuncular doğru değilse bile onları siz aldıysanız faydalanmak zorundasınız. Aksi halde bunun evdeki tanımı israf , sahadaki tanımı iş bilmezliktir. Bu transferlerin maliyeti yaklaşık 6 milyon eurodur. Beşiktaş'ın 20 milyon lirası 6 ayda erimiştir. İlgilnenler için belirtiyim , bu para ile stad inşaatının %20'sini bitirebilirsiniz.

Beşiktaş sene başında yapılanma sürecine girdi. Tüm taraftarlarında merakla beklenen ve istenen süreç başladı. Açık mavi bakış açısıyla , Beşiktaş 2015 sezonuna stadını yetiştirecek , 23 yaş altı potansiyelli oyuncular transer edecek , 1 sene bu oyuncuları geliştirip kendini 2. sıraya atacak ve seneye açılan müthiş stad ve gelişen gençlerinin yanına alacağı yıldızlar ile şampiyonlar ligine merhaba diyip borçlarını indirmeye başlayacaktı. Ne kadar güzel bir tablo değil mi? Ama bu anlattığım Dortmund'un başarı öyküsü olmaktan öteye gitmedi.

Devre arasında alınan 29 puan , Oynatılmayan 23 yaş altı oyuncular ve transfer yapılan bölgelere transfer ihtiyacı. Beşiktaş'ta açık mavi bakışlarda realist kalan tek şey stadyum oldu. Aslında taraftarın ille de şampiyonluk beklentisi yoktu. Ama en azından yapılan transferlerin isabetli olmasını bekliyorlardı. Olmadı sayın Özen. Yakışmadı.

Tamam dendi , sorunlar giderilsin. Devre arası umutla beklendi. Tam 4 haftalık sesszilik sonucu Jones'a imza attırıldı. Jones kaliteli bir oyuncu tartışılmaz. Ama 33 yaşında bir oyuncu ile yapılanmadan söz edemezsiniz. Bunun adı yapılanma değil yamalanmadır. Gerekli bir bölgeye yapılan doğru bir transferdir. Ancak bundan öteye gidemez.

Eğri bakan doğru göremez. Beşiktaşlı'ları açık maviden gri bakışlara çağırıyorum. Gerçekçi olalım. Takımda A Kalite oyuncu sayısı an itibariyle birdir. Rakamla ''1''. O da Tolga Zengin. Kimse 11 tane olmasını beklemiyor ancak en azından 5 oyuncu bu sınıfta olmaz ise ilk ikiden bahsedemezsiniz. Galatasaray'da Sneijder , Drogba , Selçuk , Muslera  , Melo olmak üzere 5 oyuncu , Fenerbahçe'de Alves , Gökhan Gönül , Volkan ve bu sezonki yükselişi ile Caner Erkin olmak üzere 3.5'tur. Ancak Fenerbahçe'de diğer oyuncularda bu seviyeye çok yakın oldukları için takım oyunu yakalanmış ve başarı gelmiştir.

Böyle bir ortamda realist bakarsanız başarı beklemek hayalcilik olacaktır. Beşiktaş'ı yönetenlerin önünde şubat ayınca iki yol vardı. Ya yapılanmanın hakkını verip genç ve iyi oyuncu arayışları sürecek ikincilik hedeflenip doğrudan şampiyonlar ligi vizesi alınacak , ya da sağlam 3 transfer ile yapılanma düşünülmeden gün kurtulacaktı. Beşiktaş an itibariyle ikisini de yapmamıştır ve şuanki öngörüm ile 3.lük bile sezon içinde tehlikeye düşebilir.

Bu sezon böyle bir ara transfer döneminden sonra söylenecek söz bellidir. Doğru bakın. Beşiktaş bu sene olabildiğince ikinciliği kovalamalı kendini en kötü 3.lüğe atmalı ve şimdiden yazın alacağı oyuncularla anlaşmalıdır. Zira değil stad saray yapsanız taraftar arka arkaya 3 senenin çöpe gitmesine kafa sallamaz. Önümüzdeki yaz transfer sezonu yönetimin son şansıdır. Çok kaliteli 5 yabancı oyuncu ile şimdiden anlaşmanın yolu bulunmalıdır. Şampiyonlar ligi için Acil transfer bölgeleri Sağ bek , Ön libero , Çift yönlü ortasaha , Ofansif Ortasaha , Forvettir.

Son olarak Oğuzhan ile kapatalım. Kendine yazık ediyor. Çok yetenekli. Ama bu fizikle asla ilk 11 oyuncusu olamaz. Çünkü ingiliz tabiriyle hala Key player değil kendisi. 55 dakikayı zor çıkaran , ikili mücadelelerin tamamını kaybeden bir Oğuzhan var. Bu haliyle 10 numara pozisyonunda da oynayamaz çünkü bir Sergen değil. O derece bitirici değil. Oğuzhan 4-3-3'te çok iyi bir ofansif ortasaha olabilir. Ancak fizik kapasitesini artırırsa. Yoksa ancak iyi bir ikinci yarı hamle oyuncusu olmaktan öteye gidemeyecektir.

Sözün özü , bakmakla görmek farklıdır. Biz bakmaya kıyamıyorken siz gördüklerinizden kaçamazsınız.

Saygılar..

Çağrı Asarlı

Twitter : https://twitter.com/CagriAsarli

23 Ocak 2014 Perşembe

BİTİRİCİ ADAM EKSİKLİĞİ

      Altı üstü bir meşin yuvarlağı içeri sokmayı beceremeyen , genelde güzel insanları eleştirmek için kullanılan yegane söz. Ama burada hedefim o golü bir türlü atamayan iş bilmez yöneticiler olacak. Genelde güzel insan olmayanlar. 

      Beşiktaş yönetimi bu konuda bize son 1 ayda üniversitede tez konusu olacak kadar bol örneği sundu malesef. Kim var transfer komitesinin başında? Deniz Atalay. Deniz Atalay şimdiye kadar medyaya canlı yayında verdiği cevaplarda en ufak bir pratik zeka ışığı verdi mi? Tartışmasız hayır. Tabi ki buradan bel altı girmeyeceğim ama böyle iş olmaz.

      Transfer süreci nasıl işler , nasıl işlemeli? Sandığımız kadar kolay değildir. Yapılan yorumların da çoğu haksızdır. Hele ki Brezilya menşeili transfer yapmak samanalıkta iğne aramak gibidir. Sadece kulüp ve menajerle anlaşmak yetmez. Oyuncunun yarısı fonların elindedir. Anasını , dıdısını , yakın arkadaşını bile ikna etmeniz gerekir. O yüzden büyük takımların çoğu bu pazardan uzak durur. Evet ülke olarak bizim gibi bir yapısı var Brezilya'nın.

      Ama bize dönecek olursak , bizdeki beceriksziliğin yukarıda yazdıklarımla ilgisi taş çatlasın yüzde 25'tir. Transfer yaparken izleyeceğiniz yol ilk etapta ultimatomdan geçer. Oyuncunun kulübü ve menajerinden yüzde 100 gizlilik istersiniz. Yani medyaya düştüğü anda bu transferden vazgeçeceğinizi belirtirsiniz. Bu yüzden aynı anda aynı mevkide birkaç oyuncu ile temas halinde olmanız gerekir. Olası sıkıntıda en az ilk hedef kadar iyi bir ikinci hedef olmalıdır. Çünkü çoğu menajer transferi medyaya sipariş edip taraftarın beklentisini artırır. Devamında alıcı kulübü köşeye sıkıştırır. Çünkü taraftar artık transfere bitti gözüyle bakmaktadır. Alınamaması durumunda oluşacak bir kaos vardır. Ronaldinho olayında bırakın gizlilik istemeyi reklamı yapan taraf bizdik. Malesef yönetim bu konuda ne kadar iş bilmez olduğunu gösterdi. Ancak tek hata buydu başka suçlanacak bir yanı yoktu.

       Yalnız Lodeiro olayı an itibariyle bardağı taşırmıştır. Oyuncunun bilinirliği yüksek değil. Futbolu iyi takip etmeyen çoğu kişi adını ilk kez duymuştur. Kaliteli oyuncudur. Ama transferi zor bir oyuncu asla değildir. Yapılan tamamiyle beceriksizliktir. Bitmemiş transfer KAP'a bildirilmiş ve kaos olmuştur. Bu dakikadan sonra transfer bitse de yönetimin transfer komitesinin ne kadar kötü olduğu gerçeği değişmeyecektir.

        Tabi ki  özeleştiriyi de unutmamak gerekir.  Bizim kadar kolay gaza gelen ülke insanı da futbol taraftarı da yoktur. Medyaya düşen her haberde aşırı beklentiye girip yönetime baskı yapmak iyi bir yönetim olsa dahi taraftarın eksilkiği olmaya devam edecektir.. Taraftarın sonuçlanmayan transfer sonucu tabiri caizse istifa diye kusması da taraftarın da en az yönetim kadar amatör olduğunu gösteriyor.

         Sözün özü ; yönetin kendi içinde revizyon yapmalı ya da transfer komitesi için Altınsay'ı tekrar zorlamalı olmuyorsa bir profesyonel ile anlaşmalıdır. Tabi burada da şu soru doğacaktır. Yönetici neden vardır? İlgili olduğu bölümü yönetmek için. Onun yerine profesyonel alınacaksa o adamın yönetimde olması nasıl bir komedidir? Zaten yönetimi seçerken başkanın her pozisyon için en iyi yapacağını düşündüğü isimleri seçmelidir. Ama ülkemizde malesef yöneticilik kavramı profesyonellerin iş alanı yerine , kodamanların reklamını yaptığı sahne olarak kullanılmaya devam etmektedir.